birbirine bağlama

n. concatenation
* * *
concatenation

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • bağlama — is. 1) Bağlamak işi 2) Üç çift telli olan ve mızrapla çalınan bir saz 3) Yapılarda duvarları birbirine bağlayan kiriş, putrel vb Birleşik Sözler bağlama hattı bağlama zarf fiili kemer bağlama kuşak bağlama …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bağlama hattı — is., fiz. İki ayrı sistemi birbirine bağlayan ve bu sistemler arasındaki enerji alışverişini sağlayan hat …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kemer — is., Far. kemer 1) Bele dolayarak toka ile tutturulan, kumaş, deri veya metalden yapılan bel bağı Nihat elinde tuttuğu kemeri denize fırlatıp attı. P. Safa 2) Etek, pantolon vb. giysilerin bele gelen bölümü 3) Emniyet kemeri 4) sf. Tümsekli Kemer …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • koşaltı — is., hlk. İki hayvanı birbirine koşma veya bağlama …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kuşak — is., ğı 1) Bele sarılan uzun ve enli kumaş Kuşağının arasından bir iri tütün tabakası çıkarıp bana uzattıktan sonra... Y. K. Karaosmanoğlu 2) Sağlamlığını artırmak için bir şeyin çevresine geçirilen ağaçtan veya metalden bağ 3) gök b. Yeryüzünde… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • RABT EDATI — Gr: Bağlama edatı. Kelimeyi veya cümleyi birbirine bağlayan harf veya kelime. (Hem, ve... gibi …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.